"Şu andan itibaren Savaş Alanı'na bağlanacaksınız."
Detayları henüz açıklanmamış özel bir etkinlikti. Bu yılki Ulusal Yarışma'nın 1.500 katılımcısının tamamı bu etkinlikte yer almayı umuyordu. İçeriğin açıklanmaması biraz mantıksızdı ama ödülleri arzulayacakları da kaçınılmaz bir gerçekti. Her ülkenin temsilcisi uçağa bindiği an duyuru yapıldı.
"Savaş alanı, yaklaşık 33.000 metrekarelik bir mini haritadır. 1.500 kişi için pek büyük sayılmaz ama strateji geliştirmeyi kolaylaştıran çeşitli arazi yapılarına sahiptir. Sadece üç kişi hayatta kalana kadar birbirinizle savaşmak zorundasınız."
Etkinlik detayları yayınlanmıştı. Hemen tepkiler yükseldi.
"Resmen tek kişilik bir şov gibi bu. Fazla haksızlık değil mi?"
"Sınırlı bir alanda savaşmak, yüksek özelliklere sahip olanlar için kesinlikle avantajlıdır. Bu sadece birkaç kişi için hazırlanmış bir etkinlik değil mi?"
Viola ve Ma Bongshik endişelerini dile getirdi. Diğer temsilciler de onlara hak verdi. Ancak Grid ve Yura'nın ne düşündüğünü anlamak zordu. Sunucu daha detaylı bir açıklama yaptı.
"Hayır, bu adil bir oyun. Savaş Alanı, Tatmin'den tamamen bağımsız bir sunucudur. Tatmin hesap bilgileri Savaş Alanı'na aktarılmayacak ve tüm oyuncular aynı istatistiklere sahip yeni bir karakter alacak."
"..."
Ağızları açık kalmıştı.
Herkes Grid'e baktı. Büyük emeklerle geliştirdiği karakterinin bu etkinlikte geçerli olmayacağını duyduğunda nasıl bir tepki verecekti? Herkes onun öfkeden deliye dönmesini bekliyordu. Grid'in bakış açısından bu etkinlik son derece haksızcaydı. Ancak Grid'in yüz ifadesi oldukça sakindi. Sadece kapsülünde oturmuş, hiçbir tepki vermeden açıklamayı dinliyordu.
"Adamın kalibresi çok yüksek..."
"Gerçekten de Tanrı Grid. Onun yerinde olsam şu an çoktan kavga çıkarırdım."
Acılı Jokbal ve Koreli temsilciler Grid'in bu tavrına hayran kalırken, peki ya işin aslı neydi?
"Vay siktir. Buradaki tek içi fesat pislik ben miyim?"
Grid'in içi hiç de öyle olgun falan değildi. Sadece hiçbir şeyin değişmeyeceğini bildiği için sessiz kalıyordu.
Bu sırada sunucunun açıklamaları devam etti.
"Savaş Alanı'na girdikten sonra sınıfınızı seçmek için 10 dakikanız olacak. Hepsi aynı istatistiklere sahip ancak farklı özellikler barındıran dört sınıf türü bulunuyor. Lütfen dikkatlice düşünüp karar verin. 10 dakika sonra oyun otomatik olarak başlayacaktır. Sınıfınızı 10 dakika içinde seçtiğinizden emin olun. Seçmezseniz, sistem sizin yerinize rastgele bir sınıf belirleyecektir."
Sunucu şu kuralları açıkladı:
1. 1.500 katılımcının tamamı maskeli olacak. Kullanıcı adları ve yüzleri birbirine gösterilmeyecek. Sesler de değiştirilecek. Bu, belirli güçlerin iş birliği yapmasını önlemek adına alınmış bir önlemdir. Ancak izleyiciler kullanıcı adlarını görebilecekler.
2. Savaş Alanı'na girdikten hemen sonra tüm katılımcılar çıplak elli olacak. Silahlar Savaş Alanı'nın dört bir yanına dağıtılmış durumdadır. En kısa sürede bir silah bulmak büyük avantaj sağlayacaktır.
3. Oyunun süre sınırı üç saattir. Bir saat geçtikten sonra harita kademeli olarak yok olmaya başlayacak ve daralacaktır. Haritanın o bölgelerinde bulunan kişiler elenecektir. Harita yok olmadan önce beliren uyarı penceresi kesinlikle göz ardı edilmemelidir.
4. Bu, son üç kişiden biri olmayı hedefleyen bir hayatta kalma oyunudur, bu yüzden birini öldürme zorunluluğunuz yoktur. Oyun boyunca gizlenerek de kalabilirsiniz. Ancak oyunun bitmesine 10 dakika kala harita çok daralacağı için saklanmak imkansız hale gelecektir. Kazanmak istiyorsanız savaşmak zorunda kalacaksınız.
5. Can ve mana normal yollarla yenilenmeyecektir. Kesinlikle iksir içmek zorundasınız. Can yenileyen bir iksir içtiğinizde 7 can puanı kazanırsınız. Bir mana iksiri içtiğinizde ise 6 mana puanı kazanırsınız. Yenilenme iksirleri her 5 dakikada bir gökten düşecektir. Taşınabilecek maksimum can ve mana iksiri sayısı her birinden en fazla ikişer adettir.
"Ayrı bir oyun sistemi olduğundan, doğrudan oynadığınızda hızla alışacaksınız. İki milyar kullanıcı arasındaki en iyi sıralamaya sahip oyuncularsanız, yeni oyuna uyum sağlamak sizin için çocuk oyuncağı olacaktır."
"Ha...? Kulağa zor geliyor sanki?"
Hayır, ona daha detaylı bir kılavuz verilmesi gerekmiyor muydu? Diğer temsilcilerin aksine, sadece Grid paniklemiş durumdaydı.
[Şimdi Savaş Alanı'na giriş yapacaksınız.]
Kapsül çalışmaya başladı.
***
[Savaş Alanı'na bağlandınız.]
[Karakter otomatik olarak oluşturulacaktır.]
[Lütfen bir sınıf seçin.]
[Seçilebilecek sınıflar: 'savaşçı', 'büyücü', 'rahip' ve 'üretici'. Nitelikler farklıdır ancak tüm istatistikler aynıdır.]
[Savaşçı]
Can: 20/20 Mana: 15/15
Saldırı Hızı: 1 Hareket Hızı: 2
Yumrukla düşmana 1 hasar verir.
Her türlü silahı kuşanabilirsiniz. Bir silah kuşandığınızda düşmana 2 hasar verirsiniz.
Ancak bir yay kuşanmak mümkündür ve menzilli saldırılar (10 metreye kadar) sadece 1 hasar verir. Yay ayrıca her saldırıda bir ok tüketecektir.
Sınıfa özel 'kalkanı' kuşanabilirsiniz. Rakibin saldırısını kalkanla engellerseniz, aldığınız hasar %50 oranında azalır.
[Büyücü]
Can: 20/20 Mana: 15/15
Saldırı Hızı: 1 Hareket Hızı: 2
Yumruklarınızla düşmanlara hasar veremezsiniz.
Yaylar hariç her türlü silahı kuşanabilirsiniz. Bir silah kuşandığınızda düşmanlara 1 hasar verebilirsiniz.
Sınıfa özel 'sihirli değneği' kuşanabilirsiniz. Sihirli değnek düşmana 3 hasar verir. Sihirli değnek, yay gibi menzilli saldırılar (10 metreye kadar) yapabilir. Ancak menzilli saldırılar 7 manaya mal olur. Mana yoksa aktifleşmeyecektir.
[Rahip]
Can: 20/20 Mana: 15/15
Saldırı Hızı: 1 Hareket Hızı: 2
Yumruklarınızla düşmanlara hasar veremezsiniz.
Yaylar hariç her türlü silahı kuşanabilirsiniz. Bir silah kuşandığınızda düşmanlara 1 hasar verebilirsiniz.
Sınıfa özel 'kutsal kitapları' okuyabilirsiniz. Kutsal kitaplar haritanın her yerinde bulunabilir. Kutsal kitapları okuduğunuzda canınız 10 yenilenir. Kutsal kitap okunurken 2 mana tüketilir.
[Üretici]
Can: 20/20 Mana: 15/15
Saldırı Hızı: 1 Hareket Hızı: 2
Yumruklarınızla düşmanlara hasar veremezsiniz.
Her türlü silahı kuşanabilirsiniz. Bir silah kuşandığınızda düşmana 1 hasar verirsiniz.
Başlangıç eşyası olarak bir kazma alırsınız. Kazma bir silah değildir. Kazmayı kil, ahşap, metaller vb. kaynakları toplamak için kullanabilirsiniz. Toplanan kaynaklara dayanarak bir eşya üretebilirsiniz.
Üretilen eşyaların performansı, alanda bulunan eşyalardan farklı değildir.
Ancak üreten kişi eşyayı kuşanırsa, vuruş başına 2 hasar verir. Bu durum yay için de geçerlidir.
- Bir eşya üretmek için gereken toplam süre 15 dakikadır. Eşya yaparken hareket edebilirsiniz. Eşya yaparken 10 mana tüketilir.
Savaş Alanı'na bağlanan 1.500 katılımcının tamamı sınıf seçimi penceresiyle karşı karşıyaydı. Ve bu sahne tüm dünyada canlı yayınlanıyordu. Seyircilerin ilgisi büyücü ve üretici sınıflarına odaklanmıştı.
"Eğer bir büyücü sihirli değnek bulursa, en büyük güce sahip olmaz mı? Resmen hile bu."
"Hımm... Ama menzilli saldırılarda kısıtlamalar var. Oyunun doğası gereği menzilli saldırıların en avantajlısı olacağını düşünüyorum."
"Bana kalırsa, üretici zarar görmeden hayatta kalıp bir yay yapabilirse ikinci yarıda en iyisi olacaktır."
"Evet. Saklanıp insanlara 2 hasarla saldırabilirler."
"Üretici sınıfı, Grid de dahil olmak üzere üretim sıralamasındakiler tarafından seçilmez mi?"
Genel bir bakış açısından, savaşçı sınıfı en iyisi gibi görünüyordu. İstikrarlı saldırı ve savunma yeteneğine sahip olduğu için özellikle erken aşamalarda avantajlıydı. Ancak izleyiciler, sıralamadaki üst düzey oyuncuların farklı düşüneceğini tahmin ediyordu. Kontrollerine güvenen yüksek sıralamalı oyuncular genellikle yüksek getiri peşinde koşarlardı. İzleyiciler, bu oyuncuların başlangıçtaki riski göze alıp dikkatlerini büyücü veya üretici sınıfına çevireceğini düşünüyorlardı.
"Rahip sınıfı da kutsal kitapları iyi bulabilirlerse o kadar kötü sayılmaz."
"Doğru. Diğer sınıflar gökten düşen mühimmatlara güvenmek zorunda ve bir düşmanla karşılaşma ya da mühimmatlarının kapışılması tehlikesi var. Bu sırada rahip daha istikrarlı görünüyor."
"Ama kişi şansız biriyse kutsal kitapları bulması zor olacaktır bu durumda sınıf işe yaramaz halde olur ikinci yarıda.”
"Bence de rahip sınıfı en çöp olanı. Savaş gücünden yoksun ve tamamen şansa güvenmek zorunda olan bir sınıf."
"Şey... Rahip sınıfı bir yana, diğer sınıflar tamamen zevk meselesi."
Savaşçıların, büyücülerin ve üreticilerin bariz avantajları ve dezavantajları vardı. İzleyiciler, 1.500 katılımcının kendi beğenilerine göre bir sınıf seçeceğini düşünüyordu. Tatmin'de savaşçı sınıfına sahip olanlar savaşçıyı, büyücü sınıfına sahip olanlar büyücüyü ve üretim sınıflarına sahip olanlar da üreticiyi seçecekti.
Neden mi? Çünkü en çok o sınıfa aşinalardı. Basit bir meseleydi. İzleyicilerin heyecanı zirveye ulaştı.
Çat!
Çat çat çat çat çat!
1.500 katılımcı 10 dakikalık süre sınırı içinde sınıf seçimlerini tamamladı ve aynı anda Savaş Alanı'na giriş yaptı. Her insanın konumu farklıydı. Hepsi dikey aralıklarla belirdi.
"Kraugel?"
"Yura nerede?"
İzleyiciler en çok beklenen üst düzey oyuncuları aramakla meşguldü. Buna Grid de dahildi. Grid'in üretici sınıfıyla şansı olduğu düşünülüyordu. İnsanlar, efsanevi demirci Grid'in ne tür malzemeler kullanacağını merak ediyordu. Ancak...
[Grid]
Meslek: Rahip
"?????"
"Bu gerçek mi?"
Tahminlerin aksine, Grid rahip sınıfını seçmişti. Grid'in doğal olarak bir üretici seçeceğini düşünen izleyiciler için bu olağanüstü bir durumdu.
"Hayır, neden rahip?"
Grid bir savaşçı ya da büyücü seçmiş olsaydı bu kadar şaşırtıcı olmazdı. Grid bir demirciydi ama aynı zamanda kılıç ve büyü de kullanabiliyordu. Evet, ister savaşçı, ister büyücü, ister üretici olsun, Grid her sınıfa kolayca uyum sağlayabilirdi. Rahip hariç. Ancak tahminlerin aksine Grid, rahip sınıfını seçmişti. Bu çok saçmaydı.
『 Bu inanılmaz! Üretici ya da savaşçı sınıfını seçmesi beklenen Grid, aslında rahip sınıfını seçti! 』
『 En kötü yeteneğe sahip sınıf olduğu için bu tamamen beklenmedik bir gelişme. 』
Rahip, bir kutsal kitap bulunamadığı sürece hiçbir belirgin özelliği olmayan bir sınıftı. Kutsal kitaplar alanın her yerine dağılmış olabilirdi ama bu onlara kolayca ulaşılabileceği anlamına gelmiyordu. Neredeyse tamamen şansa dayalı bir sınıftı. Profesyonellerin bakış açısına göre, yeteneği olmayan insanlar şansa güvenip rahip sınıfını seçebilirlerdi.
Yine de Grid bir rahip seçmişti. Başka bir deyişle...
『 Grid yeteneklerine güvenmiyor gibi görünüyor. Sanırım tamamen şansa bağlı olarak mümkün olduğunca uzun süre hayatta kalmayı hedefliyor. 』
Bu sonuca varmak gayet doğaldı. İzleyicilerin hararetli konuşmaları bunu takip etti.
-Vay be... Grid'e bak hele... Seviyesi bu kadar yüksek ama yeteneklerine hiç mi güveni yok?
-Eşyalarını kaybettiği an işi bitti zaten.
-Grid'in normalde eşyalara ne kadar güvendiğini şimdi görebiliyorum.
-Bakün işte. Grid'in kontrol becerilerinin berbat olduğu ve sadece eşyalara güvendiği analizi doğru değil miymiş? Belki de Grid'in eşyalarının çoğunda ustalık becerilerini artıran seçenekler vardır?
-Of, yine başladı. Grid'i küçümsemekten bıkmadınız mı hala?
-Grid en iyisidir. O bizden farklı. Kendine göre derin düşünceleri vardır. Rahip sınıfını seçmesinin kesinlikle bir nedeni var.
Kimin düşüncesi doğruydu? İnternet ortamı iyice kızışmıştı.
"Tam tahmin ettiğim gibi. Rahip, sadece şansa dayalı basit bir sınıf değil."
Savaş Alanı'na bağlanan Grid, mini haritada tapınakların yerlerinin gösterildiğini görünce gözleri parıldadı.```
```

Yorumlar (2)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bu seri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yorum Yap
Bildirimler
Henüz bildiriminiz yok
Profil Ayarları
Kabul edilen formatlar: JPEG, PNG, WebP, BMP, TIFF
Maksimum boyut: 2MB
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!