Ertesi sabah, Aurora ve Atticus eğitim sahasında görülebiliyordu. Önceki gün Atticus, Aurora'yı Rowan'ın emrini görmezden gelmeye ikna etmeyi başarmıştı.
Aurora isteksizce kabul etmişti, ancak Atticus onun zaman zaman titrediğini hala fark edebiliyordu. Ama onun içsel kargaşasıyla başa çıkmasına izin vererek onu yalnız bıraktı.
'Eğer kendini bu işe yüzde yüz vermezse, zaman kaybı olur,' diye düşündü Atticus. Sonunda her şeyin Aurora'ya bağlı olduğunu biliyordu.
İleride babasına dönmeye karar verirse, onu durduramazdı. Babasını aniden arkasında bırakmanın inanılmaz derecede zor olacağının da farkındaydı; sonuçta onun tek ailesiydi.
Atticus bakışlarını çoktan gergince tırnaklarını kemirmekte olan Aurora'dan çekip yaklaşan Lucas ve Nate ikilisine çevirdi. İkisi de Atticus'u Aurora ile birlikte ayakta gördüklerinde hafif bir şaşkınlık sergilediler.
'Neler oluyor?' diye merak etmekten kendini alamadı Lucas. Ancak Nate her zaman duygularını yüzüne vuran biriydi, bu yüzden açıkça sordu, "İkinizi bir arada görmek çok tuhaf. Siz ikiniz arkadaş falan mı oldunuz?"
Lucas içten içe arkadaşına bir beşlik çakmadan edemedi. O da merak ediyordu. Kısa süre önce Atticus'u Rowan hakkında bilgilendirmiş olsa da, bariz tuhaflıktan dolayı bu durumu ona sormak istememişti.
Atticus gülümsedi ve cevap verdi, "Öyle de denebilir sanırım. Biz arkadaşız."
Onun sözlerini duyan Aurora donakaldı. İkili geldiğinde, içsel karmaşasına o kadar dalmıştı ki onlara dönüp bakmamıştı bile. Ancak Atticus'un sözleri onun üzerinde beklenmedik bir etki yaratmıştı.
'Arkadaş mı?' diye mırıldandı içinden. Bu kelime onu mutlu etmişti, hem de çok mutlu etmişti, yüzünde ufak bir tebessüm oluşturdu.
"Hassiktir..." diye haykırdı Nate şaşkınlıkla, ağzı bir karış açık kalmıştı. Atticus ve Aurora arkadaş mı? Bu beklediği en son şeydi.
Onlar birinci sınıfın birinci ve ikincisiydi, esasen sınıftaki en azılı rakiplerdi. Eğitim sahasında oldukları her an Aurora'nın genellikle Atticus'a attığı o yoğun bakışları herkes fark etmişti.
Daha da şaşırtıcı olan şey, Aurora'nın yakın zamanda Atticus'a yenilmiş olmasıydı. Nate bu maçtan sonra rekabetlerinin kızışmasını beklemişti. Bu gelişme gerçekten de beklenmedik bir şeydi.
Lucas tek kaşını kaldırarak, 'İlginç,' diye düşündü. Ne olup bittiğini kesin olarak söyleyemese de, durum hakkında genel bir fikri vardı.
Ancak, geldiklerinden beri Aurora'nın onlara dönüp bakmadığını bile fark ettiklerinde hem Nate'in hem de Lucas'ın yüzü seğirmeden edemedi.
Diğer stajyerler de gelmeye başlarken hepsi tuhaf bir sessizliğe büründü.
Gelen her kişi, Atticus ve Aurora'yı bir arada görmenin şaşkınlığını dile getiriyordu.
Tıpkı Nate gibi, özellikle Aurora'nın dövüş meydan okumasındaki yenilgisinin ardından Atticus ve Aurora'nın rekabetinin daha da güçlenmesini beklemişlerdi.
Ancak tek yapabildikleri aralarında dedikodu yapıp fısıldaşmaktı, hiçbirinin Atticus ve Aurora'ya yaklaşmaya götü yemiyordu.
Sabah 6'da Elias tam vaktinde eğitim sahasına geldi ve Aurora'nın her zamankinden çok daha az yıpranmış ve hırpalanmış göründüğünü görünce gülümsemeden edemedi.
Atticus'a bir bakış attı ve gülümsemesi genişledi; ne olduğunu tahmin edebiliyordu.
Hiç vakit kaybetmeden eğitim seansına daldılar.
Aurora parkuru ilk kez tam gücüyle geçiyordu. Atticus'tan daha zayıf olmasına rağmen, diğer stajyerlere hala tur bindiriyordu.
Geçirdiği o acımasız eğitimle birlikte, diğer stajyerlerle kıyaslanamazdı bile.
Aurora, Atticus'un hemen peşinden giderek diğer stajyerleri çok gerilerde bıraktı. Atticus, Aurora'nın ona ayak uydurduğunu görmek için arkasına döndü.
Tuzaklara karşı gözünü dört açmıştı ve döndüğünde onun bakışlarını yakalayarak konuştu, "Ne bakıyorsun?"
Atticus sırıttı ve aniden hızını artırarak Aurora'da rekabetçi bir ruh ateşledi.
Kazanmaya çalışarak hemen kendini daha da zorladı ve onun peşinden koşmaya başladı, ama sonunda ona ayak uydurmakta zorlanıp tozunu yuttu.
Atticus bir saat sonra bitiş çizgisine ulaştı ve nefeslenmek için birkaç saniye durdu. Elias onu bir gülümsemeyle karşıladı, "Aferin, hızla gelişiyorsun."
Atticus'a bu hızlı gelişimi için iltifat etmekten kendini alamadı. Atticus artık parkuru sadece 1 saatte bitirebiliyordu, bu diğer stajyerler için genellikle ayırdığı 3 saatle tam bir tezat oluşturuyordu.
"Teşekkür ederim," diye cevap verdi Atticus ve Aurora'nın geri dönüp dönemeyeceğini görmek için biraz beklemeye karar verdi.
Yaklaşık 1 saat 30 dakika sonra, Atticus ve Elias ormandan çıkan minyon, kırmızı gözlü bir kız fark ettiler. Tamamen yorgun görünüyordu ama kararlılığı sarsılmazdı, pes etmeyi reddediyordu.
Elias gülümsedi, Aurora'nın kaydettiği ilerlemeden memnundu. Birçok genci eğitmişti ve onların geliştiklerini görmek her zaman heyecan vericiydi.
Ailede ne kadar çok dahi olursa, Ravenstein ailesinin başarısı o kadar büyük olurdu.
Aurora, Atticus ve Elias'a ulaştığında dizlerinin üzerine çöktü. Nefesini toplamasına izin verdiler ve birkaç an sonra Elias, yüzünde kocaman bir sırıtışla konuştu, "İyi iş çıkardın, Aurora. Süre sınırı içinde tamamladığın için 50 puan!"
Onun sözleri üzerine Aurora gülümsedi. Bir kez olsun normal bir eğitimden geçtiği için mutluydu. Şu an vücudu ağrıyor olsa da, babasının onu maruz bıraktığı o vahşi eğitimle kıyaslanamazdı bile.
Birkaç dakika dinlendikten sonra Aurora ve Atticus eğitim sahasından ayrıldı ve Atticus'un odasına doğru yürümeye başladılar.
Aurora hala kararsızdı ve kendi odasına giderse babasıyla karşılaşabileceğinden korkuyordu, bu yüzden Atticus şimdilik onun kendisiyle kalmasına izin vermeye karar verdi.
İkili geri dönerken yolları aniden bir adam tarafından kesildi.
Aurora bu adamı görünce sanki korunmak istercesine içgüdüsel olarak Atticus'un arkasına saklandı.
Atticus ürkütücü bakışlarla Finn'e baktı.
Finn ile daha önce hiç karşılaşmamıştı ama Aurora'nın onu gördüğünde verdiği tepkiyi görünce, başka bir açıklamaya gerek kalmamıştı.

Yorumlar (2)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bu seri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yorum Yap
Bildirimler
Henüz bildiriminiz yok
Profil Ayarları
Kabul edilen formatlar: JPEG, PNG, WebP, BMP, TIFF
Maksimum boyut: 2MB
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!