Bütün mağara canavarların çığlıklarının şiddetiyle titriyordu. Sanki tek bir vücutmuş gibi hepsi bir ağızdan çığlık atıyordu.
Atticus'un bir sonraki hamlesini düşünmesine gerek yoktu. Vücudu o daha farkına bile varmadan çoktan harekete geçmişti.
Atticus koştu.
Geriye doğru değil, ileriye doğru koştu. Özellikle de uçurumdan istediği zaman çıkabileceğinden emin değilken çıkmaz sokağa girme riskini göze almasına imkân yoktu.
Atticus mağaranın içinde bir şimşek gibi hareket ediyordu. Bu hıza ulaşmak için aynı anda birden fazla yetenek kullanıyordu. Aerokinezi, Patlama, Yıldırım Güçlendirmesi ve hava moleküllerini bir arada kullanıyordu.
Bütün odak noktası sadece ilerlemek ve kaçmaktı.
Ne yazık ki canavarın kükremesi mağarada uyuyan bütün canavarları uyandırmıştı. Atticus hızlı hareket ediyordu ama ne yapmaya çalıştığını kısa sürede anladılar.
Canavarlar, parlayan pençeleriyle her yönden Atticus'un üzerine atılmadan önce boğuk bir hırıltı çıkardılar. İleriye ve geriye giden yolu bir anda kapanmıştı.
Atticus duruşunu ve hızını korudu, ışık molekülleri hemen önünde küçük bir top halinde toplanıyordu.
Zapt edilemez bir güçle titreşerek boyutu büyüyene kadar birleştiler de birleştiler. Bir sonraki saniye, yoğun ve yıkıcı bir ışık huzmesi, önündeki canavar sürüsünün içinden geçip gitti.
Yol anında açıldı ve Atticus o boşluktan ileri fırlamadan önce tek bir saniye bile kaybetmedi.
Eli, kınındaki katanasını sıkıca kavramıştı ve çok yaklaşan her canavar kendini parçalara ayrılmış halde buluyordu.
'Buna devam edemem,'
Atticus bunun sadece geçici bir durum olduğunu biliyordu. Koşabilmek için şu anda güçlerinin birçoğunu aynı anda kullanıyordu ve sayılarının azaldığı falan da yoktu. Hatta sanki daha da artmış gibiydiler.
Şansı çoktan tükenmeye başlamıştı. Başlarda mağara düz bir çizgiden ibaretti ama derinlere indikçe farklı bölgelere çıkan farklı yollar görmeye başlamıştı. Daha da kötüsü, hepsinin içi aynı canavarlarla kaynıyordu!
Ancak, buna çok uzun süre devam ederse eninde sonunda yorgun düşecekti. Hızlı hareket etmeliydi.
Atticus'un zihni hızla çalıştı. Bu noktada atabileceği birden fazla adım vardı ancak her biri kendi çapında tehlikeliydi.
'Kararsız kalmayı bırakmalıyım,'
Özellikle bunun gibi tehlikeli durumlarda kararsız kalmak bir ölüm fermanıydı ve o bunu çok iyi biliyordu.
Sonunda tek bir düşünceye odaklandı ve hızlıca harekete geçti. Odağını böldü ve algısının son zamanlarda ihmal ettiği bir yönünü kullandı: işitme ve koku alma duyusu.
Her bir yoldan geçerken Atticus, hırlayan bir canavara ait olmayan herhangi bir sesi dinledi. Ayrıca başka herhangi bir kokuyu da yakalamaya çalıştı.
Etkiyi güçlendirmek için gözlerini kapatmak zorunda kalmıştı; ancak katanasını tutan eli etrafında şimşek gibi hareket ediyor, yaklaşmaya çalışan her canavarı kesip biçiyordu.
Dakikalar geçti ve Atticus bir şey duydu!
'Dökülen suyun... sesi!'
Atticus havalara uçtu ve aniden sesin geldiğini duyduğu sağ tarafa doğru saptı. Ateş molekülleri tüm vücudunu sararken bir anda alevler içinde kaldı ve canavar sürüsünü yararak alevli bir roket gibi mağaranın dışına fırladı.
Mağara bir şelalenin tepesindeydi ve şelalenin önündeki yol çoktan bir nehre dönüşmüştü. Atticus ateş moleküllerini manipüle etti ve nehrin kenarına usulca iniş yaptı.
Mağaradan çıkan bitmek bilmez canavar akınını izlerken 'Dökülmeye devam ediyorlar,' diye düşündü.
Mağaradan aslında çıkmış olmasına rağmen, canavarlar hiçbir durma belirtisi göstermeden dışarı boşalmaya devam ediyordu.
'Çok fazla ses yapıyorlar, gitsem iyi olacak,'
Atticus tam arkasını dönmek üzereyken donakaldı. Algısını hala tam kapasiteyle kullanıyordu ve bu yöne doğru gelen birden fazla güçlü varlık hissetmişti!
Daha da kötüsü, en azından Usta+ kademesindeydiler!
Canavarlar doğaları gereği insanlardan daha güçlüydü, her ne kadar Atticus bu noktada normal bir insan sayılamayacak olsa da, Usta+ kademesinde bir canavar öylece esip geçebileceği bir şey değildi.
Atticus nehre doğru döndü ve anında suya daldı. Etrafındaki su moleküllerinin kontrolünü eline aldı ve derine inmeye devam etti. Şaşırtıcı bir şekilde, nehir düşündüğünden daha derindi.
Mağaralardan gelen canavarların suyun üzerinde kalmak için çabaladıklarını, ağır gövdelerinin suda debelendiğini gördüğünde rahatlayarak 'Yüzemiyorlar,' diye düşündü.
Ancak sevinci uzun sürmedi. Nereden geldiği belli olmayan devasa bir gölge, korkutucu bir hızla suyun içinde fırladı.
Atticus tepki veremeden gölge, tek ve ürkütücü derecede hızlı bir hareketle debelenen canavarlardan birini yutttu. Su şiddetle dalgalandı, kana bulandı ve canavar yok oldu.
Atticus'un gözleri fal taşı gibi açılmıştı, suyun içinde olmasına rağmen bedeni olduğu yere çivilenmişti.
'Siktir,'
Atticus bu kelimeyi düşünmekten yorulmaya başlamıştı. Sanki evren ona karşıymış gibi hissediyordu! Olup biten şeylerin haddi hesabı yoktu!
Atticus çarpan kalbini yatıştırdı ve sakince durumu hakkında düşündü.
'Suda güçlü bir canavar var. Hızına bakılırsa, saldırısını bekliyorsam anca tepki verebilirim. Ama görünüşe göre sadece bir tane var. Suyun dışındaki canavarlar çok fazla, üstelik kabak gibi ortada kalırım. Umalım da bu canavar kendi bölgesini koruyan türden olsun,'
Atticus hızla düşündü. Eğer canavar sadece kendi bölgesini koruyan bir türse, etrafta ondan daha fazla olup olmadığı konusunda endişelenmesine gerek kalmazdı. Tek kurtuluşu bu olabilirdi.
'Ne boktan bir şans,'
Uçurumla ilgili berbat şeylerden biri de buydu. İçinden çıkan canavarlar her zaman insanların daha önce hiç görmediği, farklı türdendiler. Karşılaşacağı canavarın ne tür bir şey olduğu hakkında en ufak bir fikri yoktu.
Atticus'un onlara verdiği isimle karanlık canavarlarının birçoğu dibe batmıştı ve birçoğu da batmaya devam ediyordu. Her birine bakan Atticus'un aklına aniden bir fikir geldi.
Gruptan biraz daha uzağa yüzdü ve gözlerini her bir karanlık canavarından ayırmadan durdu. Ayrıca herhangi bir hareketi tespit edebilmek için etrafındaki su moleküllerini yaydığından da emin oldu.
Ardından varlığını olabildiğince gizledi ve bekledi.
Çok geçmeden canavar bir kez daha saldırdı, ama bu sefer Atticus hazırdı.

Yorumlar (2)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bu seri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yorum Yap
Bildirimler
Henüz bildiriminiz yok
Profil Ayarları
Kabul edilen formatlar: JPEG, PNG, WebP, BMP, TIFF
Maksimum boyut: 2MB
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!