William'ın bakışlarının yoğunluğunu görmezden gelmek imkansızdı ve yanlış anlaşılmaya hiç mahal bırakmıyordu. En aptal insan bile William'ın ondan ne yapmasını istediğini anlardı. Tombul'un hikayeyi kendi lehine uydurmasını istiyordu.
İçten içe, William öfkesini zapt etmek için büyük bir çaba sarf ediyordu. Atticus'un tüm bu durumu ele alış biçimi karşısında şoka uğramıştı.
O ve babası, yaklaşan etkinliği duyduklarından beri bu komployu planlıyorlardı.
Etkinlik olmasaydı bile, o ve babası, onları koruyacak güce sahip olmasına rağmen Atticus'un kaçış sırasında üç acemiyi ölüme terk ettiği söylentilerini yaymayı niyetlemişlerdi.
Ancak, Atticus'un durumu ele alış biçimi beklentilerini aşmıştı. 'Hayır, işlerin burada bitmesine izin veremem,' diye düşündü. Komplolarının bu kadar kolay çökmesini kabullenemiyordu.
Bu onun tek şansıydı. Eğer Tombul'u emrine uymaya ve hikayeyi kendi lehine çarpıtmaya ikna edebilirse, hala Atticus'un itibarını lekeleyebilirdi.
William, Tombul'a delici bir bakış atarak niyetini kelimelere dökmeden aktardı.
William'ın niyetini sezen Tombul'un kafasından, ondan ne yapmasını istediğini idrak ettiği an tek bir düşünce geçti: 'Bu herif beyinsiz falan mı?'
Kabul, William kamptaki ve kendi jenerasyonlarındaki en güçlü kişilerden biriydi ve aile içinde ona kıyasla daha yüksek bir statüye sahipti, ama Atticus hakkında yalan söylemesini mi istiyordu? Ne kadar korkunç bir istekti bu.
Tombul bu isteğinden dolayı William'ı tamamen suçlayamıyordu, zira kaçtıkları sırada gelişen olaylar esnasında o orada değildi.
Eğer William, Atticus'un o akıllara durgunluk veren güç gösterisine şahit olsaydı, eğer William bunu görseydi, Tombul onun kendisinden böyle aptalca bir şey yapmasını istemeyeceğinden emindi.
Dahası, onu asıl afallatan şey William'ın aslında ondan Magnus'a, lanet olası bir Paragon'a yalan söylemesini istiyor oluşuydu! William harbi süzme salak falan mıydı?
Tombul bakışlarını derhal William'dan kaçırdı; hayatından vazgeçmeye hiç niyeti yoktu. Daha bu hayatta yapmak istediği pek çok şey vardı.
Tombul tam konuşmak üzereyken, aniden üzerinde başka bir yoğun bakış hissetti. Gözlerini kaydırdığında, Tombul'un bakışları Atticus'unkiyle kilitlendi.
William'ın delici bakışlarının aksine, Atticus ona William'la aynı yoğunlukta bakmıyordu, sadece ona bakıyordu. Ancak Tombul, Atticus'un delici mavi gözlerinin içine baktığında, sanki tüm düşünce süreci aniden kısa devre yapmış gibi oldu.
Kamptaki zamanları boyunca Atticus, Aurora, Nate ve Lucas gibi seçkin birkaç kişi haricinde birinci sınıf acemilerinden hiçbiriyle gerçekten iletişime geçmemişti.
Genellikle diğer acemileri kendinden uzak tutan bir ifade takınırdı, ama buna rağmen, Atticus sadece bir bakışla Tombul'a asla böyle hissettirmemişti.
Atticus'un gözleriyle buluştuğunda hissettiği o saf ve ezici korku, içindeki tüm isteksizliği silip süpürdü. Atticus'un mesajı gün gibi ortadaydı: yalan söylersen, pişman olursun.
Tombul içsel kargaşasıyla boğuşurken, herkesin gözü onun üzerinde sabit kalmaya devam etti. Tombul'un sessizlik içinde diz çöktüğünü gözlemleyenler, onun konuşamayacak kadar dehşete düştüğünü varsaydılar.
Tam biri ona seslenmek üzereyken, Tombul konuşmaya başladı. Şaşırtıcı bir şekilde, tüm olayları eksiksiz bir biçimde, hiçbir detayı atlamadan harfi harfine anlatırken sesi titrememişti.
"Efendi Magnus," diye başladı, Magnus'un o kudretli silüetine hitap ederek,
"Sör Elias kaçmamıza olanak sağlamak için geride kaldıktan sonra, liderlik rolünü Genç Efendi Atticus'a devretti. Genç Efendi Atticus herkesi kamptan güvenli bir şekilde uzaklaştırıp ormanın içine kadar başarıyla yönetti.
"Ancak, biz ormanın içinde ilerlerken, Genç Efendi William aniden grubun kontrolünü ele geçirmeye çalıştı, Sör Elias'ın liderliği Genç Efendi Atticus'a verdiği gerçeğini hiçe sayarak.
"Genç efendi William ve diğer iki acemi grubu kışkırtmaya ve kargaşa çıkarmaya başlayarak kaçışımızı riske attı. Bu taşkınlığa karşılık olarak, Genç Efendi Atticus eylemleri tüm grubu tehlikeye attığı için üçünü derhal platformdan uzaklaştırdı."
Tombul açıklamasını bitirir bitirmez, Edward aceleyle konuşmaya başladı, ama sözleri burnuna inen ezici, kemik kıran bir güç tarafından aniden boğazına dizildi.
Bu saf darbe onun yüz hatlarını bozdu ve havada savrulmasına neden oldu. Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen bir ivmeyle salonun diğer ucuna uçtu ve en sonunda karşı taraftaki duvara tosladı.
Çarpma o kadar şiddetliydi ki duvarı sanki kağıttanmış gibi delip geçti ve Edward duracağına dair hiçbir işaret vermeden havada kontrolsüz uçuşuna devam etti.
Sessizlik.
Kuzgun Salonu, az önce ne olup bittiğinin idraki herkesin üzerine çökerken derin bir sessizliğe büründü. Tüm gözler en yüksekte konumlandırılmış, en ihtişamlı tahtta azametle oturan adama döndü; Magnus'a.
Herkes içgüdüsel olarak Edward'a o güçlü yumruğu kimin attığını biliyordu ve bu, salonda bulunan herkesi hayrete düşüren bir aydınlanmaydı.
Kimse onun hareket ettiğini görmemişti!
Yumruğun hedefini bulduğunu bile görmemişlerdi!
Tek gördükleri Edward'ın bedeninin böylesi bir güçle havada savrulduğuydu. Bu güç gösterisi tam anlamıyla dehşet vericiydi.
Büyükusta kademesindeki birine sanki hiçbir şeymiş gibi gelişigüzel bir yumruk atılmıştı!
Salondaki hiç kimse Magnus'un o ezici kudretini bir kez daha hatırladıklarında ürpermekten kendini alamadı.
Magnus eğer orada bulunan herkesi yok etmeyi arzulasaydı, tek bir kişinin bile şansı olmayacağı herkes için gün gibi ortadaydı; kaçış yoktu.
Magnus tek bir kelime dahi etmedi; Edward'ı azarlamaya ya da kınamaya bile yeltenmedi. Sadece o yumruk bile herkesin onun ne demek istediğini anlamasına yetmişti: Zamanımı boşa harcamayı kesin.
Orada bulunan hiç kimse aksini söyleyecek cesareti kendinde bulamadı. Meselenin kapandığı apaçık ortadaydı.
Ama Atticus her şeyin sadece bir yumrukla bitmesine izin verir miydi? Hayır!
Atticus her zaman kindar biri olmuştu ve kişiliğinin bu yönü hiç değişmiyordu. Hızla Magnus'a döndü, eğildi ve ona seslendi, "Büyükbaba."
---
Y/N: Bir tahmin yürütün, Atticus ne yapmak üzere?

Yorumlar (2)
Yorum yapmak için giriş yapın
Bu seri hakkındaki düşüncelerinizi paylaşmak için hesabınıza giriş yapın veya yeni bir hesap oluşturun.
Yorum Yap
Bildirimler
Henüz bildiriminiz yok
Profil Ayarları
Kabul edilen formatlar: JPEG, PNG, WebP, BMP, TIFF
Maksimum boyut: 2MB
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!